Meditasyon

  Beynimiz gün içinde algıladığımız tüm ses ve olayları süzgecinden geçirerek kendi bilgi odacıklarında bu gürültüleri kaydediyor. Anda yaşadığımız ve karşımıza çıkan her bir mesajı sünger gibi içine çeken beynimiz, günlük hayatın rutininde yorularak enerjisini kaybediyor ve uyku durumunda bile gün içinde arşivlediği düşünceleri tekrar tekrar düşünüyor. Fikir, his ve bilgi bulutunun içinde sürüklenen beynin algılarını dinlendirebilmesi ve odak kaybını önleyebilmesi için gerekli olan istirahat doyumuna ulaşabilmesi, bu nedenle de düzenli olarak meditasyon yapabilmesi gereklidir.

Peki nedir bizi bu derece rahatlamaya ve anda tutmaya neden olacak şey?

Meditasyon.

Hepimizin hayatımızın bir yerinde duyduğumuz ya da deneyerek bu farkındalığın içinde ruhumuzu dolaştırdığımız arınma hali, başka bir deyişle  farkındalıkla oturma, oturduğun yerde hiçbir şey düşünmeksizin derin düşünme sanatıdır.

Meditasyon yapmak ruhun ihtiyacını karşılayabilmek, anın içinde anı hissedebilmektedir. Bu nedenle meditasyona hazırlanmakta bir süreç gerektirir.

Huzurlu Hissedeceğiniz Bir Mekan Seçin.

Meditasyon yaparken kendinizi rahat hissedeceğiniz, meditasyon süreci boyunca kendinizle baş başa kalabileceğiniz bir yerde olun. Böylelikle zihninizi yorabilecek tüm gürültülerden uzak kalıp, kendinize odaklanabilmeniz kolaylaşacaktır.  Kendinizi daha iyi hissedebilmek ve odağınızı kaybetmemek için mümkün olduğunca elektronik aletlerden uzaklaşıp, beyninizi ve ruhunuzu kendinizle doldurmalısınız. İçsel yolculuğunuz sırasında arzunuza göre hafif bir müzik dinleyerek düşünce yoğunluğunuzu arttırabilirsiniz. Özellikle su ve doğa sesinin insana verdiği huzur hissinin,  odak arttırıcılığı  konusunda yararları yadsınamaz. Fakat şunu da unutmamalıyız ki; meditasyon kişinin tamamen kendi istek ve rahatı üzerine kurulan bir eylemdir. Meditasyon sırasında dışarıdan duyduğunuz sesler sizi rahatsız etmiyor, gerçekleştireceğiniz yolculuğunuzdan sizi alıkoymuyorsa –ki bu odağınızı kaybetmediğinizi ve iyi bir meditasyon seansının içinde olduğunuzu gösterir.- mekan ve zaman sizin için önem farz etmiyordur.

Rahat Hissedeceğiniz Şekilde Oturun.

Meditasyon yaparken bedeninizin ruhunuzu en iyi şekilde taşıyabileceği bir oturma şekli seçmelisiniz. Bu sizi daha rahat hissettireceği gibi bedeninizin dengede olmasını sağlayacak, omurganızın vücut ağırlığını eşit şekilde taşıyabilmesine olanak sağlayacaktır.  İster yerde isterseniz de bir koltuk veya sandalyede de oturabilirsiniz. Bu tamamen sizin meditasyon esnasında kendi bedeninizi nasıl daha rahat hissedebileceğinizle alakalı bir durumdur. Uyumanın çok zor olduğu anlarda tüm dünyanın baskısını üzerinizde hissettiğiniz, ruhunuzun bedeninize ağırlık yaptığı  akşamlarda da yatakta meditasyon yapmak yapmamaktan daha iyidir. Bu durumdaki esas zorluk meditasyon yaparken uykuya dalmış olmanızdır ve uyku halinde olan bilinciniz meditasyon seansınızı yarım bırakacaktır.

Gözlerinizin Açık veya Kapalı Olması Sizin Takdiriniz.

Meditasyon yaparken gözlerinizin açık veya kapalı olması tamamen sizin kendinizi tanıyıp nasıl daha kolay ve rahat olarak meditasyona odaklanabileceğinize bağlıdır. İkisi de birbirinden farklı iki deneyimdir. Bu deneyimlerden bahsetmek gerekirse; gözlerinizi kapatarak kendinizi en rahat hissettiğiniz yerde meditasyona başladığınızı varsayalım. Gözünüz kapalı bir şekilde sadece karanlığı görüp, derin bir odaklanma safhasına  geçebilmek için belli bir söz veya ses tekrarlarsınız. Bu tekrarladığınız sesi kendinizde belirleyebilir ve yaygın olarak kullanılan bir meditasyon tekniğini gerçekleştirmiş olursunuz. Örneğin; Herkesin  meditasyon denilince aklına gelen “Omm” ifadesi gibi. Bu tekniğin adına Mantra denir. Mantra, meditasyon esnasında tekrarlanan belli bir söz ya da sestir. Sanskritçede “mantra” kelimesi “zihnin aracı” anlamına gelir. Yani mantra, kişiyi düşüncelerinden arındırıp daha yüksek bir bilince ulaştıran bir tür araçtır. Belli bir bilince ve belli bir derinliğe ulaşınca mantrayı tekrarlamak da gereksiz hale gelebilir.  Gözleriniz kapalıyken gerçekleştirebileceğiniz bir diğer teknik ise nefes tekniğidir. Gözleriniz kapandığı anda odaklanarak duyabileceğiniz en ufak sesi bile duymaya çalışın. Bir anda duyma yeteneğinizin çok artacağına şahit olacaksınız. Daha sonra tüm  dikkatinizi nefesinize verin. Meditasyonun belirli bir an içinde beynimize giren ileti sayısını azaltmak olduğunu hatırlayın. Tüm dikkatinizi nefesinize verdiğiniz takdirde nefesinizi kontrol etmeye çalışmayın. Sadece nasılsa öyle olduğunu gözlemleyin. Bu an içinde ne kadar uzun kalırsanız enerjinizin o kadar yükseldiğini gözlemleyecek ve çok rahatlayacaksınız. Meditasyon yapmayı gereksinim olarak gören ve kendi benliğini tecrübe edebilmiş insanların en çok kullandığı yöntem gözlerini kapama yöntemidir. Böylelikle meditasyon yapan birey gözlerini kapatmazsa zihninin dış nesnelere odaklanacağını, duyu organlarının bizi fiziksel duyulara zincirleyip iç meditasyonu zorlaştıracağını, açık gözlerin onları kesintilere maruz bırakacağını düşünür.

Gözlerin kapatılarak meditasyon yapılabilmesinin yanı sıra gözleri açık tutarak da meditasyon gerçekleştirilebilir. Mantraya benzer bir şekilde belli bir nesneye odaklanarak da derin bir bilince ulaşabilirsiniz. Gözlerinizin açık olduğu bu yöntemde sadece belli bir nesneye bakarsınız. Hangi nesneyi seçebileceğinizin tamamen size bırakıldığı bu yöntemde pek çok kişi yanan bir muma bakmayı tercih eder. Kristal, doğal taşlar ve heykel bu şekilde çok sık kullanılır. Göz hizanızda tuttuğunuz bu nesneye tamamen odaklandığınız zaman beyniniz o nesne dışında hiçbir şeyi algılamaz ve ruhunuzun huzura yolculuğu başlar. 

Gözlerinizi açık bıraktığınız bu meditasyonu basitçe deneyimleyin. Günlük rutininiz içinde sıkça yaptığınız herhangi bir aktivite seçin. Örneğin bu aktivite su içmek olsun. Meditasyonun belirli bir süre içinde beynimize giren ileti sayısını azaltmak olduğunu anımsayın. Daha sonra su bardağınızı elinizle kavrayarak hissedin ve tüm konsantrasyonunuzu elinizde tuttuğunuz bardağa vererek olabildiğince yavaş hareket ederek bardağı masadan kaldırın. Çok yavaş yapın bunu. Tüm odağınız bardakta olsun. Bunu ne kadar yavaş yaparsanız yaşadığınız deneyim o kadar derin ve hissedilebilir olur.  Bunu bir kaç kez tekrarlayın. Belirli bir süre sonra aklınıza düşünceler gelebilir fakat  bu çok normal bir durumdur. Onları da gözlemleyin. Düşünceye kapılıp gittiğinizi fark ederseniz nefes alın ve bakışlarınızı tekrar bardağa odaklayın. Daha ilk seferde bile enerjinizin yükseldiğini hissetmiş olursunuz. Henüz hissedemediyseniz bile belirli bir tekrardan sonra bunun ne kadar farklı ve hissiyatlı bir deneyim olduğunu kavrayacaksınız. Beyninizin bir anda azalan mesaj sayısı ile rahatladığını ve  enerjinizin bir anda yükseldiğini hissedeceksiniz.

Bugün bir çok kültürde açık gözle meditasyon kullanılır. Eğer gözlerinizi açık tutarak daha çok odaklanabileceğinizi hissediyorsanız yalnız değilsiniz.

  • Tibet Budizmi : Geleneksel olarak meditasyon yapmanın doğru yolu, 45 derecelik bir açıyla gözlerimizi aşağıya bakmaktır. Açık gözler, zihnin zihinsel imgeler ve diğer rahatsız edici aktiviteler yaratmasını engeller.
  • Zen Budizmi :kendinizi Dünya’dan kapalı gözlerle kaçmak ve izole etmektense, Dünya’ya (bodhisattva ideali) dahil olmaya ve var olmaya odaklanır.
  • Trataka Meditasyonu : Bir Hindu ve Yoga meditasyonu, üçüncü gözü uyandırmak için bir mum alevine bakmayı kullanır.

Tibet ve Japonya’daki çoğu Budist geleneği asla gözlerini kapatmaz. Gözünüzü yarıya kadar kapatmayı, gevşemeyi ve aşağı bakmayı öğretirler. Ancak yeni meditasyon yapanların genellikle kafası karışır, bu yüzden eğitmenler gözlerinizi kapatmanızı söyler çünkü onları açık tutmak için zorlamak veya sık sık göz kırpmak dikkatinizi dağıtır.

Açık gözle meditasyon yapmanın yararları hafife alınmayacak kadar fazladır. Kişinin, uykulu anını kontrol edebilmesi daha kolaylaşır ve gözlerini kapatmasına izin veren mükemmel koşullara ihtiyacı kalmaz. Tek bir nesneye bakarak anda kalıp güçlü konsantrasyon becerilerini geliştirir. Meditasyon pratiğini normal yaşam rutiniyle birleşmesine olanak sağlar ve sosyal ortamlara katkı sağlayan , yeni fikirlerle ortaya çıkan ve yaşamın birçok alanında yardımcı olan  gözlemleme becerisini geliştirir.

Bir şekilde baktığımızda, hayatı gözlerimiz açık yaşıyoruz. Gözleri açık meditasyon yapmak bize yaşamla aynı koşullarda huzur bulmayı öğretir. Tüm görsel girdileri saf dışı etmek zorunda kalmadan zihnimizin işlediği binlerce düşünceden nasıl huzur bulacağımızı öğreniriz.

“Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkarıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.”

Der Sokrates. Meditasyon ister bir dua, ister derin, mistik bir düşünce ve arınma arayışı olarak yapılsın, bu başka düzeydeki gerçeklik farkındalığı kişisel olgunlaşma ve anın içinde kalabilme olarak nitelendirilir. Varlığı hissetmekle, insanın içinde ve çevresinde olan bitenlerle yoğun bir biçimde ilişkiye geçmektir.

1 comment

  • Hayatı sadece gelecek için yaşıyor olmak değil de, anlamlı ve değerli bir hayat için farkındalığın ilk önce kendi içimizde başlamasının gerektiğini düşünüyorum. Bunun en etkili yollarından bir tanesi, yazınızda da belirttiğiniz gibi; meditasyon yapmak. Gün içerisinde yoğun tempodan dolayı kendimizi unuttuğumuz zamanlardan kurtaracak yol gösterici bir yazı, ellerinize sağlık!

Son Yorumlar

Instagram

Instagram has returned empty data. Please authorize your Instagram account in the plugin settings .

Bültenimize Abone Olun!