Moda Devriminin İsmi : Coco Chanel

İsmine hepimizin aşina olduğu,  çağımıza meydan okumaya devam eden, yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelerek yetimhaneye bırakılan başarılı bir kadın girişimci Gabrielle Bonheur Chanel.  Bazı insanlar hayatını kendi çizerek ilerler, bazılarıysa kendine sunulan hayatı yaşayarak kaderlerine mahkum kalırlar. Gabrielle,  “Hayat beni memnun etmiyordu, ben de hayatımı kendim yarattım.” sözüyle hayatını kendi istediği yönde, kaybetme korkusu olmadan, hırsına kurban gitme riskini göz önüne alarak hayatını savaşarak kazanan isimlerdendir. Her zaman içinde duyduğu  merak hissiyle  kimsenin yapamadığı ve göremediği tarzları ortaya çıkaran Gabrielle, popüler olmaktan çok kalıcılığını koruyarak modanın ismi haline gelmiştir ve o zamanlarda moda dünyasında akıllara zarar bir başarıya imza atarak herkesin gözdesi olmuştur.

Hayatımızın her alanında birçok şeyi deneyimleyerek öğreniriz. Deneyimlediğimiz her şey bizim ilerideki hayatımız için ön eleme olur. Bazı işlerin bize göre olmadığını ve ondan hoşlanmadığımızı anladığımızda hayatımızda da yerinin olmadığını anlarız. Yeteneğimizin olduğu veya yapmaktan keyif aldığımız işleri hayatımızın merkezine koyarak o yolda ilerleriz. Kendisini moda ikonu olarak tanıdığımız Gabrielle Bonheur Chanel bu yolda ilerleyerek herkesin adeta markası olmuştur. Hayatındaki olumsuzluklara rağmen kendi benliğini bularak moda girişiminin temellerini atmıştır.  Hayatı yetimhanede başlayan bir genç kızın dikiş dikmeyi öğrenmesi ile farkında olmadan meslek hayatınında  başlangıcını yapmıştır. Bunun yanında da bir terzinin yanında çalışarak kendini geliştirme fırsatı bulmuştur. Yetimhanede kendi yeteneği ile  şapka tasarlayarak çevresindeki insanların ilgisini çekmiş ve Paris de şapka satmaya başlamıştır. Boş zamanlarını değerlendirmek için başladığı işinin ona keyif vermeye başladığını ve mutlu hissettirdiğini anlamıştır.  Bu şekilde başlayan iş hayatı onun mesleği haline gelmesini sağlamış ve Paris’de sattığı şapkalar uzun yıllar elit hayatın olmazsa olmazlarından biri haline gelmiştir. Sevdiği bir işi yapması ve bu alanda ilerlemesi onun mesleki açıdan başarısını da güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Yaptığı tasarımlarla moda devrimi yapan Coco Chanel’ın başarısının anahtarı, hayatındaki eksik parçalarının nedenini sorgulayarak onları tamamlamak istemesi olduğunu söylemek mümkündür. Böylelikle severek yapılan bir işin bize getirisinin büyük ve kökünün sağlam olduğunu söyleyebiliriz.

Gabrielle’den Coco’ya

Yetimhanede büyüyen bir genç kız, moda dünyasına girmeden önce kariyerine şarkıcılık yaparak başlamıştır. Çalıştığı yerden farklı bir yerde şarkı söylemesi onun Coco takma ismiyle hayatına devam etmesini sağlamıştır.  “Qui qu’a vu Coco dans I’Trocadero?” şarkısını söyleyerek herkesi büyülemiş ve  mekanda ki bir çok isim tekrar söylemesini istemiştir.  Mekanda bulunan Fransız subayı Etienné,  “Coco” takma ismini vermesi ve diğer herkesin de Coco! diye bağırmasıyla Gabrielle Bonheur Chanel, Coco Chanel olmuştur. Yeni hayatına bu şekilde devam ederek yeni bir başlangıç yapmıştır.

Modaya İlk Adım

Hepimiz hayattaki şansımızı kendimiz yaratıyoruz. Bazen gerçekten emek vererek bazense doğru zamanda doğru yerde olarak elde ediyoruz. Coco Chanel’da tohumlarını ektiği fidenin büyüdüğünü, karşısına oldukça iyi bir fırsat çıktığını anlayınca bu şansını fırsata dönüştürerek emin adımlarla başarıya doğru ilerlemiştir. Paris’te şapka satmaya başladığında tanıştığı birisinin yardımları sayesinde bir mağaza açarak ilerideki hayatının temellerini atmıştır. Bu başarısını yeni boyutlara taşıyarak kendi kıyafet markasını yaratmıştır.

Şapka satmaya başlaması hem kendi markasını yaratmasını sağladı hem de kendi istediği mesleği seçmesinde etkili oldu. Kıyafet tasarımlarının yanında parfüm girişimine de girerek markasını çok amaçlı hale getirmiştir. Kıyafet ve parfümlede sınırı kalmayıp sadeliğin kurtarıcısı aksesuar, ayakkabı, çanta kullanımınada el atarak gündelik hayata uyarlamıştır. Bu sayede markasına çeşitlilik kazandırmıştır. Aynı zamanda o dönemde kendi parfüm markasını yaratmasının yanında parfüme ismini veren ilk kişi olarak döneme damgasını vurmuştur.  Hepimiz alıştığımız ortamdan çıkamazsak yeteneklerimizin farkına asla varamadığımız gibi kendi alanımızda sıkışıp kalırız.

Siyahın Zarafeti

Siyah’ kelimesini duyduğumuzda hepimizin aklına korku, güç, gerilim, kötülüğün rengi gibi olumsuz düşünceler gelir. Hayatımızda olan olumsuzlukların sonunda hep siyah rengin olduğunu görmek mümkündür. Örneğin, yas tutarken ya da ruh halimizin iyi olmadığı zamanlarda siyah giyme ihtiyacı duyarız. Coco Channel, siyah renginin olumsuz duvarlarını yıkarak yeni bir algı yaratıyor. ‘Küçük Siyah Elbise’ kavramıyla kadınların siyah renk kavramını şıklığa dönüştürerek olumsuz algılarını yıkıyor ve herkesin gözünde büyük değişime sebep olarak asalet kazandırıyor. Kadınların sadece siyah bir elbiseyle duruşuna nasıl zarafet yarattığını gözler önüne sermiştir. Günümüzde de küçük siyah elbise, kadınların yegane parçası haline geldiğini görmek mümkündür.

Sadeliğin Kadını

Gösterişin ve şatafatın çok olduğu yıllarda kadınların giydiği kıyafetlere burun kıvırıyordu. Coco, o zamanın modasına tamamen farklı bir tarzla karşımıza çıkmıştır. Herkesin kabusu olan kilo problemine yalınlık getirerek kadınların kendi vücutlarını sıkmamasını ve özgür bırakmasını sağlamıştır.  Rahatlığı ve şıklığı oldukça önemseyen Channel : “Lüks dediğiniz şey rahat da olmalı, eğer rahatsızsa o lüks değildir.” demiştir. Tarzından asla ödün vermeyerek ilerliyordu ve en büyük ses getiren eseride kadınlara kot pantolon giydirmek olmuştur. Kadınlara ilk kez pantolon giydiren Coco, kadın giyimini özgürleştirerek şık bir görünüm elde etmiştir. Bunun yanında sadece pantolon giydirmekle kalmadı sadece erkeklerin giydiği takım elbiseyi kadınlara giydiren ilk insandır. Takım elbisenin yaratıcılığı ile erkek modasını harmanlayarak kadınların rahatlığına uyarlamıştır. O döneme damgasını vurarak başarılı bir girişimle kadınların gözdesi olarak moda kavramına yeni bir boyut getirmiştir.

Coco Chanel sadece yaptığı moda devrimleriyle ses getirmiyordu. Kendisinde yaptığı değişiklikler de dillerden düşmüyordu. Saçlarını kısa kestirmesiyle o dönemin modası olarak bir ikon yaratırken kırmızı rujun da önyargısını yıkmış ve gündelik hayata adapte etmiştir. Böylelikle birçok kadına da  ilham vermiştir.

Modası Geçmeyen Ayakkabı

Coco Channel, kadınların mutsuzluklarına sebep olan nedenlerin üzerine giderek onları fırsata dönüştürmeyi hedeflemiştir. Bu sayede kadınlar rahat, konforlu, kaliteli ürünlerle kendilerini iyi hissederek hayatını devam ettirmiştir. Duygularını stiline yansıtan ve onları bir parça haline getiren Coco, modası hala devam eden ayakkabı tasarlamıştır. Ayakkabının en önemli özelliği hem uzun boylular hemde kısa boylular için ayak boyutunu en ideal şekilde göstermesidir. Bu sayede rengiyle ve tarzıyla her kıyafete uyum sağlamanın yanında iyi bir amaca hizmet ettiğini görüyoruz.

Bronzluk

Yıllardır popüler olan ve hala etkisini koruyan “bronzluk” raslantı sonucu tanınan bir akım olmamıştır. Coco Chanel’ın çığır açtığı zamanlar herkesin gözü önünde olması dikkatleri o yöne çekmiştir. Bununla birlikte Coco’nun bronzlaşmasıyla insanlar o akıma doğru yönelmiştir. Hala etkisinin devam ettiği bu dönemde insanlar vücudunun parlak, doğal ve kusursuz bronz bir tene sahip olmak için bir çok yolu deneyimlemektedir.

Asıl Amaç

Hepimiz insanların gözünde güzel ve çarpıcı bir iz bırakmak isteriz. Bazılarımız giyimiyle ses uyandırırken bazılarıysa bakışları ve duruşlarıyla karşındakini etkiler. Coco Chanel “Kötü giyinirseniz elbisenizi hatırlarlar, iyi giyinirseniz elbisenin içindeki kadını hatırlarlar.” sözüyle bize tanışmadan önce ilk izlenimin, görünüşümüzün ve giydiğimiz kıyafetin önemini vurgulamak istemiştir. Hepimiz bir iş görüşmesi veya tanımadığımız insanlarla aynı ortamla kalmak durumunda olduğumuzda bir insanın ilk önce görünüşüyle tanışıyoruz daha sonra el sıkışarak tanımaya başlıyoruz. Böylelikle kıyafetimizin duruşumuza yansımını ön planda tutarak tanımadığımız insanlara karşı iyi bir algı yaratıyoruz. Etkili bir iletişimin temelini de atmış oluyoruz. Coco Chanel’ın dediği gibi etkileyici olmak istiyorsak giydiğimiz kıyafeti tekrar gözden geçirmemiz gerekmektedir.

Bir Devrim Efsanesi

Hayatımızda hepimizin idealisti, ilerde olmak istediği insanın resmini önüne koyduğu bir hayatı vardır. Bu yazımdahayatına çıkan fırsatları değerlendiren, kendi yeteneğinin farkında olarak emin adımlarla ilerleyen, etrafındaki kimseyi dinlemeden yol alan, çağımıza damgasını vurmaya devam eden, hayatındaki olumsuzluklara rağmen asla yılmadan, kimseden etkilenmeden, sevdiği mesleği yapmanın doğurduğu avantajları bize gösteren, kadınların konfora sahip olmasını sağlayan, küçük adımlarla büyük değişimler yaratan, yaşadığımız dönemde de adından söz ettirmeye devam eden güçlü bir kadının ne mücadelelerle yüzleşerek başarıya adım adım tırmandığını görüyoruz. En önemlisi de yaptığı işlerin eşi benzeri olmaması onu farklı kılmıştır.

“Başarı her zaman yenilginin ne demek olduğunu bilmeyenlerindir” diyen Coco yaşamı boyunca attığı adımları hep sağlam ve kusursuzdur. Kendi yolunda ilerleyerek çoğu ilke imza atmıştır. Bunu da kendine güvenmesine ve yenilginin ne demek olduğunu bilmemesine yorumlayabiliriz. Umarım hepimiz hayatta istediğimiz mesleği yaparak ilerleme fırsatını buluruz ve Coco Chanel’ın hikayesi de hepimize umut ışığı olur.

1 comment

  • Muhteşem! Sağlam ve güçlü adımlarla yenilgiyi öğrenerek başarının gerçek anlamının anlatıldığı etkileyici bir yazı, ellerinize sağlık!

Son Yorumlar

Instagram

Instagram has returned empty data. Please authorize your Instagram account in the plugin settings .

Bültenimize Abone Olun!