Ralph’i Kurtar

Geçtiğimiz haftalarda herkesin gündeminde olan bir kısa film vardı. Save Ralph! Bu film, günümüzde hala devam eden hayvan deneylerine insanların dikkatini çekmeyi amaçlamıştı. Spencer Susser’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği bu filmin aynı zamanda seslendirme kadrosunda da çok güçlü isimler bulunuyordy. Bunun da etkisiyle sosyal medyada hızla yayıldı ve kısa bir süreliğine de olsa herkesin odak noktası oldu. Eğer hiç denk gelmediyseniz kısaca Ralph kimdir ondan bahsedelim.

  Kozmetikten temizlik ürünlerine birçok alanda kullandığımız ürünlerin insanlara zarar vermesini engellemek için üzerinde test yapılan denek hayvanlar, hala dünyada var olan hayvan hakları sorununun en önemli başlıklarından birisidir. Bu kısa filmde ise denek hayvanlarından sadece biri olan tavşan Ralph’ın sıradan bir gününe tanıklık ediyoruz. Ralph aslında bu filmde bizlere yapmayı ben iyi bildiği işi anlatıyor. Üzerinde yapılan deneyleri ve testleri anlatıyor. Bunlar nedeniyle Ralph’in sağ gözü kör ve vücudunun birçok yerinde ağır hasarlar var. Filmde Ralph bunları o kadar normal bir durummuş gibi ifade ediyor ki onu dinleyen her insan bence kendini sorgulamalı. Sadece kullandıkları ürünler insanlara alerji yapmasın ve daha çok memnun kalsınlar diye birçok hayvan bu acımasızlıklara katlanmak zorunda kalıyor. Ralph’i izlerken insanlar için hayvanlara nasıl eziyet edildiğine ve çektikleri acıya tanık oluyoruz. Üstelik günümüzde bunları engellemenin yolları mevcut iken.

  Hayvanların çektiği bu acıya sebep olanlar ise hayvan haklarına değer vermeyen gözünü para kazanma hırsı bürümüş markalar ve bu markaları çılgınca tüketen “üstün insan ırkı”.  Dünyada sadece kendisine yer bulan bu üstün ırk istatistiklerle konuşacak olursak özellikle Amerika ve Çin’de yılda 100 milyondan fazla hayvanın denek olmasına göz yumuyor.

  Avrupa Birliği ülkelerinde 2013 yılında çıkan yasaya göre hayvan deneyi yapmak yasaklanmış durumda. Ancak eğer bu markalar ürünlerini Çin gibi ülkelerin pazarlarına sokmak istiyorsa hayvanlar üzerinde test yapmak zorundalar. Çünkü başta Çin olmak üzere bazı ülkeler hayvanlar üzerinde test yapılmamış ürünlere ülkesinde yer vermiyor. Çin’in büyük bir nüfusa sahip olması sebebiyle de bu markalar burada satış yapmak istiyor.Yani sözde “ Hayvanlar üzerinde deney yapmıyoruz.” diyen  birçok marka aynı zamanda burada satış yapıyor durumdalar. Bu durum, söyledikleri cümlenin doğruluğunu sorgular hale getiriyor ve bizlere “cruelty- free” sloganı ile pazarladıkları ürünlerin tezatlığını aslında bariz bir şekilde ortaya koyuyor.

   Hayvan deneyleri konusuda karşımıza birçok yanılgı çıkıyor. Bunlardan bir tanesi ise bu deneylerin sadece kozmetik ürün alanında yapıldığının zannedilmesi. Oysaki kişisel bakım  ürünlerinden evimizde kullandığımız temizlik ürünlerine kadar birçok alandaki ürünlerde bu deneyler uygulanıyor. Eğer hayvanlar üzerinde test yapmazsak bu ürünlerin insanlara zarar vereceği düşüncesi de bir diğer yanılgıdır. Hayvan üzerinde deney yapan birçok marka hayvanlar ile insanların genetik yapısının benzediğini ve bu yüzden en doğru sonucu bu şekilde alacaklarını savunuyor. Prof. R. Reyder’in “Bilimsel seviyede deney, hayvanlarla insanlar arasındaki benzerlik üzerine kuruludur; ahlaki zeminde de, aralarındaki farklara dayanarak haklı gösterilir.” sözü aslında tüm bunların ne kadar gereksiz ve acımasızca olduğunun bir kanıtıdır. Aynı türde olan iki canlıda bile bir ürün farklı etkiler doğururken insanlardan genetikleri çok farklı bir türde yapılan testten ne kadar doğru sonuçlar elde edebiliriz ?

  Teknolojinin günümüzde geldiği nokta ile birlikte,  bu deneylere alternatif olacak birçok yöntem geliştirilmiş durumdadır. Vitro testler, doku organ banyoları , mikroakışkan çip testleri gibi yöntemlerin yanı sıra bilgisayar simülasyonları üzerinden de görüntülemeler ve incelemeler yapmak günümüzde mümkün. Yani hayvanların biz daha iyi ürünlere sahip olalım diye uğradıkları bu zulümlere aslında hiç gerek yok.

  Bu filmde yer alan Ralph denek hayvanlardan sadece biri. Ralph ve diğerlerinin bu dünyadaki işi deney hayvanı olmak değil. Onların yeri laboratuvar hiç değil. Ne zamandan beri “üstün insan ırkımız” saçı daha güzel koksun diye üretiminde bir hayvana eziyet edilen şampuanı kullanmaya göz yumar hale geldi? Bu belgeseli izleyip paylaşıp ertesi gün nasıl unutabilecek kadar bencil ve diğer türleri ötekileştirir duruma geldik? İnsanlığı, kendimizi sorgulamamız gereken bir noktadayız aslında. Onların bizim gibi acılarını ifade edememesi bizler gibi acı çekmediği anlamına gelmiyor. Böyle bir durumda onların sesi biz olmalıyız. Dünya sadece insanlara ait değil. Aynı şekilde yaşama hakkı da sadece insanların değil. Daha güzel bir dünya için her canlıyı korumalı, eşitliği savunmalı ve değişimi sağlamalıyız.

4 comments

  • Ralp videosunu açıklayıcı çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Hayvanlar üzerindeki bu tarz ürünlerin denemeleri derhal durdurulmalı

  • Farkındalığımın arttığı etkileyici bir yazı olmuş, emeğine sağlık! Eşitliğin savunulduğu ve güzel değişimlerin başladığı bir dünya görebilmek dileğiyle!

Son Yorumlar

Instagram

Instagram has returned empty data. Please authorize your Instagram account in the plugin settings .

Bültenimize Abone Olun!